.
Sitemizde, özelliklerinden en iyi faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Villaciniz.com.tr'yi kullanmaya devam ederek çerez politikamızı kabul etmiş oluyorsunuz.

Phaselis Antik Kenti Nerededir? Nasıl Gidilir?

Phaselis Antik Kenti Nerededir? Nasıl Gidilir?

Phaselis antik kenti M.Ö. 7 yy.da Rodoslular tarafından Likya’nın dış kıyılarında kurulan önemli bir şehirdir. Liman özelliğini halen korumakta olan kentte 3 tane ayrı ayrı liman bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi güneyde bulunan limandır. Kentin tam ortasında 20 metre uzunluğunda bir cadde var. Bu cadde ve limanın muhteşem bir uyuma sahip olmakla birlikte bu caddenin güney kısmında Hadrian adına bir kapı bulunmaktadır. Caddenin iki tarafında da yürüme yolları ve dükkânlar ile baş döndürücü bir güzelliğe sahiptir. Bu yolun yakınında ise hamam ve tiyatro vardır. Çok eskiye dayanan bu yapılar, kaynaklara göre M.Ö. 1. yy.a kadar uzanmaktadır.

Phaselis Antik Kenti, geniş ölçüde orman alanı içinde bulunur. Phaselis, plaj ve piknik alanları ve tabi ki tarihi dokusuyla bölgenin en dikkat çeken önem arz eden ören yerlerinden biridir. Ankara Üniversitesi ve Antalya Müzesi'nin ortaklaşa yaptığı kazı ve çevre düzenleme çalışmaları ile oraları gezmek oldukça rahat hale gelmiştir. Kentin, Akdeniz'e uzanan küçük bir yarımada üzerinde milattan önce 6. yy.da Rodoslu kolonicilerce kurulduğu rivayet edilir. Kuruluş efsanesinde kolonicilerin yerleşik halka mısır önerilerine balık isteği ile cevap verildiği anlatılır. Coğrafi konumu itibari ile önemli bir liman kenti olduğu aşikârdır. Kuzey, güney ve kuzeydoğu kıyısında bulunan üç limana sahiptir. Romalı coğrafyacı Strabon, ortada ki limanın hemen yakınında şu anda sazlık halini almış küçük bir gölün olduğunu söylemiştir. Phaselis’in bir liman kenti ve ticari ünvanı kimliğine sahipliği, bulunduğu 3 liman şehir sikkeleri ve agora ile vurgulanır. Antik kenttin o bölgede kurulma amaçlarından biri de hemen arkasına aldığı Toros dağlarının ormanlarla kaplı kerestesini diğer limanlarına sevk etmek için kurulmuş olabileceğidir.

Phaselis coğrafi olarak çok önemli bir konumdadır. Bazen Likya uygarlığı bazen de Pamfilya bölgesi şehri olarak anılır. Çünkü bu iki bölgenin tam ortasında yer almaktadır. Şehirde sırasıyla Pers, Karya Satrabı Mausolos ve Perikles'in egemenlikleri altına girmiştir. Büyük İskender'in Makedonya'dan Hindistan'a yaptığı seferinde burada konakladığı da bilinir. Phaselis kenti o dönemde zambak yağı ve gülleri ile ünlü olduğu anlatılır. İskender'den sonra da birçok kez el değiştiren Phaselis, Likya uygarlığına üye olup, sikkeler basar. Bir süre komşu şehir olan Olympos ile korsanların yağmalamalarına uğramasının ardından güçlü Roma egemenliğine girer. Bu dönem şehirin kurtuluşu ve refaha erişi anlamına gelir. Şehir bu dönemde İmparator Hadrian tarafından ziyaret edilir ve o meşhur caddesinin girişine tek kemerli anıtsal tak dikilmiştir. Bazı tarihçiler bu refah ve zenginlik döneminde Rodos'lu gemicilerin getirdiği düşünülen sıtma ve yaban arısı baskınları ile sıkıntılı günlerde yaşadığından bahseder. Daha sonra kent Bizans egemenliğine girer. Bizans döneminde ve hastalıklarla birlikte refahı bozulan kent, Arap akınları itibari ile yeni bir refah dönemine başlar.

Phaselis, 1158 yılında ki Selçuklu kuşatmasından sonra depremlerle yıkılması ve diğer limanlarının gücü eline alması ile önem kaybedip, 1200’lü yıllarda tamamen terkedilir. Günümüze, Roma ve Bizans döneminin kalıntıları ulaşabilmiştir. Bunlar şehrin Kuzey ve Güney limanlarını birleştiren o anıtın dikildiği ana caddenin her iki yanında sıralanırlar. Cadde, tiyatro ve agora arasında genişleyerek hoş ve küçük bir meydan oluşturur. Meydanın güney köşesindeki basamaklar, tiyatro ve akropolise gidilen güzergâhı sağlar. Roma döneminde bu inşaya sahne binasının eklendiği anlaşılmaktadır.

Phaselis Antik Kenti Nerededir? Nasıl Gidilir? Diye soran arkadaşlar için çok basit bir tarif var. Antalya Kumluca kara yolunun 58. km gelindiğinde tabelalarla antik kente dönüşü göstermektedir. Kemer’e de 15 dakika uzaklıkta bulunan Phaselis Antik Kenti hem tatil severlerin hem de tarihe düşkün olan insanların uğrak yerleri arasındadır. Doğa ile iç içe tatil yapmak ve mazide tur atmak isteyenler için gürültüden uzak tarih kokulu bir yer. Kentin eski çağlarda ünlü bir liman kenti olduğu bilinmektedir. Pers egemenliği etkisinde uzun bir dönem kalan kent, daha sonra İskender tarafından teslim alınmıştır. Bizans döneminde gelişiminin en üst noktasına ulaşan kent Arap akınları ile beraber tüm değerini yitirmiştir. Anadolu üzerinde kurulan Selçuklu egemenliği de şehri tamamen tarih sahnesindeki yerinden çekmiştir.